Bir kış sabahı ağlayarak, lisenin arka sokağından çıkıp meydana doğru yürümüştüm. Dün o caddeye geri döndüm. Yıllar sonra. Yıllar sonra o meydanda başımı kaldırıp tekrar baktım o uçsuz bucaksız gökyüzüne. Elbette değişmişti her şey, değişmekten başka bir seçeneği mi vardı? İnsan bıraktığı hangi şeyi, bıraktığı gibi buluyor?
Çok daha uzun yıllar önce, henüz bu şehrin bir mukimi değilken, yaz tatilinde Beyoğlu'na geldiğim o ilk günü hatırladım birden. Yüzüme o aynı serin-sıcak rüzgar vurdu. Yine bir haziran günüydü o gün de. Otobüs durakları o zamanlar Gezi Parkı'nın önündeydi. Otobüsten yavaş adımlarla inişimi hatırlıyorum, meydanı yavaş adımlarla geçişimi. Kalabalığın arasında kayboluşumu. Sonra o kalabalığın arasından bir elin beni çekip çıkardığını.
Beyoğlu benim için hep bambaşka bir yerde kaldı yıllarca. Yıllarca bazı sokaklarına girip yürümekten esirgedim kendimi. O sokaklarda ne anılarım vardı, ne hüzünlerim. O kilise bahçesine gömdüğüm ne gözyaşları vardı. Neden bilmem dün birden, yıllar sonra, o ilk gençlik günlerime geri döndüm. O ilk kez aşık olduğum günlere. Bir çocuk sevinci içimde, İstiklal'in bütün binalarını incelemeye çalıştım bir bir. Binalar, restoranlar, yollar, insanlar, köşebaşları değişmişti. Ama ilk gençliğin o mutluluğu, o caddeyi ilk kez el ele yürümenin sevinci, o esen ılık haziran rüzgarı, o ilk bakışlar hiç değişmemişti. Yeniden duyuyordum tüm o hisleri.
Bir büyü var Beyoğlu'nda. Anılara, hatıralara hapsolan, yıllar geçse de geçmeyen bir büyü. İlhan Berk'e kilise avluları için, Galata için, Pera için şiirler yazdıran, beni on altı yıl geriye döndüren, tüm yorgunlukları, hayal kırıklıklarını, hüzünleri üstümden alan bir sihir var.
Yıllardır kaçıyordum Beyoğlu'ndan.
Sokaklarından, avlularından, eski binalarından, Sen Antuan'ın güvercinlerinden.
Dün barıştım.
Bir köşebaşında,
Bir sokakta barıştım Beyoğlu'yla.
Bir sokaktan yıllar sonra
ilk defa deniz görünüyordu.
"Bir gün Eleni'nin elleri geliyor
Her şey değişiyor.
İlk İstanbul şiirden çıkıp yerini alıyor
Bir çocuk ilk gülüyor
Bir ağaç çiçek açıyor.
...
Eleni geliyor
Dünyaya bakıyorum
Dünya sanıldığı kadar küçük değil o gün anlıyorum
Sanıldığı kadar üzgün değiliz dünyada
...
Bir gün Eleni'nin elleri geliyorBir sokaktan ilk defa deniz görünüyor."

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder